Pazartesi , Eylül 28 2020
Anasayfa / HABERLER / PROF. DR. TURGUT TOK’dan “AHİLİK SEMİNERİ”

PROF. DR. TURGUT TOK’dan “AHİLİK SEMİNERİ”

Ahi Sanayici ve İş Adamlar Derneği  Genel  Merkezi Ahi Evran konferans salonunda gerçekleşen “Ahilik“ konulu seminerimizi Denizli Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Turgut TOK hocamız verdiler.

Programa il ve ilçe yöneticilerimiz, Gebze Teknik Üniversitesi Öğretim üyesi hocalarımız, Akademisyenlerimiz, Denizli, Kırşehir ve Bilecik’ten gelen kıymetli Stk temsilcileri, İş adamlarımız, Basın mensupları ve Ahisiad Yönetim kurulu ile üyelerimiz katıldılar.

 

Program Şehitlerimizin ruhuna okunan Fatihe ve akabinde İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı.İlk olarak konuşmalarına yapmak üzere kürsüye gelen AHİSİAD Genel Başkanımız İbrahim Çam bey konuştular.Başkan Çam konuşmasında Ahisiad hakkında bilgiler verdi.”2014 aralık ayında 21 arkadaşımızla yola çıktıklarını söyleyen Çam, Marka tescline başvurduklarını, marka tescili sonuçlanana kadar sesiz durup genel merkezin tadilatı, donanımı gibi işlerinde bitmesiyle,reel anlamda 4-5 aydır faaliyette olduklarını söylediler.Denizli, Bilecik ve son olarakta Kırşehir  ziyaretleriyle birlikte Ahisiad’da 5 şubeye kurarak federasyon oluşumuna gideceklerini, bir devlet büyüklerimizle bu açılışı gerçekleştireceklerini ifade ettiler. Başkan Çam, Neden böyle bir oluşuma ihtiyaç duyduğumuzu sorarsanız eğer, Müslüman olmamasına rağmen AHİ teşkilatının devamı olan LONCA teşkilatlarımızdan ahlaklı ticareti öğrenen ülkemizdeki gayri müslim tacirler için kullanılan ‘dürüst tacir’ ifadeleri artık damarımıza dokunmaktadır. Türk Milletin kendine has ve bugünlerde en büyük sermayesi olan Sosyo-Ekonomik, ve Sosyo-Kültürel açıdan Kurtuluş reçeteleri olan AHİ-LONCA Teşkilatlarının mirasına sahip çıkmak amacındayız. Ülkemizde bir çok SİYAD var. SİYAD ların tabi kuruluş amaçları dernekçilikte olduğu gibi,yardımlaşma ,akabinde sorun çözme topluma katkı sağlama insanımıza katma değer sağlayan Sanayicileri,İşadamlarını , Esnafı bir araya getirip gücü birleştirip daha faydalı verimli işler yapmaktır. İnanıyorum ki bütün SİYAD ların zaten kuruluş amacı budur. Kötü niyetle hiçbir SİYAD kurulmamıştır. Ancak ülkemizde son dönemdeki  SİYAD larda belli bir yapıya, belli bir fikre belli bir zümreye hizmet eder hale geldi, hatta neredeyse toplum için kurulmasına rağmen, toplumdan bihaber faaliyet yapmaktadırlar. Yani herhangi bir SİYAD adı söylediğinizde o SİYAD’ın nereyle alakalı hangi fikri yada neyi savunduğunu normal bir vatandaşımız bile söyleyebiliyor. AHİSİAD’ın çıkış noktası ile ortak paydaya AHİLİK ruhunu koyması da buradan geliyor. Herkesi kucaklayacak,her kesime hitap edebilecek, her kesimden rahatlıkla eleştiri alabilecek, öneri alabilecek bir kurum olmalıydı. Bu anlamda da isminin başına AHİ ruhunu koyarak sonuç almak istedik. Niyet hayır olunca da, geri dönüş  noktasında da görünen o ki sonuç alıyoruz, almaya da devam ediyoruz. Kuruluş amacı diğer SİYAD’lardan çok bir farkı yok yardımlaşma ve ortak projeler çıkarıp kamu yararına , toplum yararına, insanımız yararına faydalı işler yapabilmektir. Ama çıkış amacı bir boşluk gördük bu gördüğümüz boşluk esnaflıkta, ticarette sözün rafa kalktığını gördük. Günün ekonomik şartlarını dikkate alsak bile, ticaretteki en büyük ödeme aracı çeklerdeki namus sayacağımız imzanın yerine gelmediği, ödemelerin yapılmadığı vedahi yasal yaptırımların yetersiz olduğunu aşikardır. Ama görünen net bir şey vardı insanda başlayan erdem parametresi Tacirlerimizde düşmeye başlamıştır. Atamızdaki söz namustur kavramı ortadan kalkmıştır.Büyük bir dejenerasyona uğradığını gördük. Söz veren esnafın, söz veren işadamının söz veren sanayicinin sözünü eskisi gibi tutmadığını , tutamadığını gördük. Bu noktada çok bir şey araştırmaya gerek yoktu. Milletimizin Ortak gücünü bu aşamaya kadar getiren bir teşkilat vardı gözümüzün önünde AHİLİK Teşkilatı. Ahlaklı ve Paylaşabilen tüccar olabilme erdemini kendisine şiar edinip, bu yönde gayret gösteren tacirlerimizi biraraya toplayıp güç birliği içinde Milletimize ve Devletimize katkı vermek amacıyla AHİSİAD kuruldu. İnsanımızın içinde saklı cevher olan Ceddimizden miras, AHLAKLI TİCARETTE BİRLİKTELİK gücünü hatırlatmak istedik.  Asıl amaç buydu dedi.Üyelik şartlarında açıklayan başkan Çam sözlerine şöyle devam etti; Üyelik şartlarımız aslında çok basit AHİ olma şartları alnı açık olmak,yüreği açık olmak ve kapısı açık olmak. Burdaki mesele şudur; Alnı açık olmak, topluma gönül rahatlığıyla çıkabilmektir. Bir insanın alnı kapalı başı öne nasıl eğilir? Ahlaki zayıflık olabilir, sözünü tutmamış olabilir,yani aklınıza ne geliyorsa başınızı öne eğdirecek bir meselesi varsa AHİ olamaz. Onun dışında bahsettiğimiz yüreği açık olma meselesi paylaşmayı ,kucaklamayı işte birliği kardeşliğin ruhunu bilmesi lazım ve uygulaması lazım. Dervişin zikri ile fikri bir olmalıdır. Yoksa o derviş olamaz. Kapı açık olma meselesi de sofrası açık olması cömert olması olarak değerlendirebiliriz dedi.Ahisiad yayınları adı altında kitaplar, çocuk romanları çıkaracaklarınıda ifade ettiler.”

Prof.Dr Turgut Tok hocamız kürsüye gelerek “Dünden bügüne Ahilik” hakkında gerçekleştirdiği seminerde şunları söyledi; “Bizim atalarımız ahilikle moderinlik oluşturmuşlardır.Ahi Türkçe, Arapça kökenli bir kelimedir.Ahiliği Anadolu’da kuran Ahi Evran-ı Veli’dir.Ahiliğin manevi başkenti Kırşehir’dir.Asıl başkenti Türkistan’a gideceğiz Kazakistan’daki Yesi şehridir.İşin Piri Ahmet Yesevi’dir.Sosyal hayatın içinde Ahilik ve Anadolu’da bu yapılar vardır.Ayrıca Türk ve İslam coğrafyasının olduğu her yere Ahilik vardır.

“Ahilik” ise, Anadolu’da 1300’lü yıllarda Türkler tarafından kurulan, Kırşehir, Konya, Kayseri, Karaman, Ankara, Antalya, Muğla, Denizli gibi bölgelerde yaygınlaşan esnaf örgütlenmesidir. Ahiliğin yalnız esnaflar arasında örgütlenme değil, aynı zamanda toplumsal düzeni kurma ve sağlam zeminlere oturtma görevi vardır. Bu yapılanma, bir toplumun devlet olabilme yeterliliğinin göstergelerinden biridir. Öyle ki modern dünyanın bugün dahi örnekleme yapabileceği geçerli sistematiği bulunmaktadır. Ahilik, esnaf ve sanatkârlarının birliğini, çalışma düzenini oluşturan, sosyo-ekonomik bir Türk kurumudur.

Anadolu coğrafyasında “ahilik” denildiğinde akla gelen ilk yerleşim Kırşehir’dir. Bunun haklı nedeni ahiliğin kurucusu olan Ahi Evran’ın Kırşehir’de yaşaması ve mezarının Kırşehir’de bulunması ile geleneğin bu yörede günümüzde yaşatılıyor olmasıdır. Ayrıca Ahilik Haftası kutlamalarının resmi olarak Kırşehir’de kutlanması da önemlidir.

 

Sevmekle hamaseti birbirine karıştırmamak lazım.Ahilik işte bunlardan bir tanesidir.Sadece duygular değil, Moderin dünya ile buluşturulmamasıdır.Ahiliği eğitimle buluşturmalıyız.

Birarada yaşayan toplumlar aynı dili konuşuyorlarsa kültürü oluşturur, kültürde medeniyeti, medeniyette uygarlığı meydana getirir.AB diye bir proje var, bu bir medeniyet projesidir.İnsanları mutlu eder.Roma ve direk Latin ve Helen kültürü.AB projesini ortaya çıkarmıştır. Yalnız ‘Ahilik Haftası’ etkinlikleri döneminde hatırlanan ve konuşulma gerekliliği duyulan “ahi ve ahilik” kavramları, aslında kökleri eski devirlere uzanan yüksek bir kültürün ortaya çıkardığı bir yapılanmadır. Eğer bir toplum yüksek bir kültüre sahip ise, o kültür başka toplumlara örnek teşkil edebilecek yapılanmaları (medeniyet) oluşturabilir. Geçmişte var olan ve derin etkileri olan sistem veya yapılanmalar günümüzün modern dünyasının gerekleri ile buluşturulabilmelidir. Şayet bu buluşma yapılamıyorsa, söylenenler ve yazılanlar hamasetten öteye gitmeyebilir. ‘’Ahi” kelimesi Arapça Ahiyye’nin tekili olan “ah” kelimesine birinci tekil “ya”sı ilave olunarak “ahi” şeklinde telaffuz olunmuş halidir.  ‘’Ahi” kelimesi Arapça Ahiyye’nin tekili olan “ah” kelimesine birinci tekil “ya”sı ilave olunarak “ahi” şeklinde telaffuz olunmuş halidir. Bu fikre göre Ahi’nin sözlük manası “kardeşim” demektir.

Türkçe “akmak (=eli bol olmak, cömert olmak)”  fiil kökünden türetilmiştir. Türkçe’de “akı” (akı > ahı > ahi) cömert, eli bol, yardımsever. Arap kültüründe ideal kahraman, sehavet ve şecaat timsali olan Fütüvvet erinin adı “Feta“, İran kültüründe “Cevanmerd“, Türk kültüründe “Akı“dır. Türk Akılığı, İslamiyet’le Arap Fütüvvet şiarından etkilenmiştir. Akılar birbirlerine karşı kardeşçe tutumundan dolayı Akı kelimesi yerini Ahi kelimesine bırakmış ve Abbasi Devleti’nin sona ermesiyle Fütüvvet yerini Ahiliğe bırakmıştır.

Mutlaka ahilik örgütlenmesini oluşturan nedenler bulunmaktadır. Bu nedenler toplumun tarihi, coğrafi, kültürel ve siyasal bakımdan geçirdiği süreçle doğru orantılıdır. Anadolu sahasında Oğuz Türklerinin kitleler halinde yerleşmesi ile birlikte görülen ahilik, yeni bir vatanın ve yeni intisap edilmiş bir inanışın oluşturduğu ve tarihin derinliklerinden getirilen kültürel birikimin bir araya getirildiği bir yapılanmadır.

Kanaatimce, ahilik örgütlenmesini sağlayan süreci şöylece izleyebiliriz:

  1. Askeri fetih.
  2. İnanışın yayılması.
  3. Türk Dilinin hâkimiyeti.
  4. Pazar ekonomisinin kurulması.
  5. Üretime dayalı yapılanma.
  6. Sosyal hayatın nizamı.

Bu süreç izlendiğinde Oğuz Türklerinin Anadolu coğrafyasını nasıl vatan yaptıkları ve devrinin en büyük devletlerini nasıl kurdukları ve yaşattıklarını görmek mümkündür. Ezel-ebed Türk yurdu Türkistan’dan Anadolu’ya Hoca Ahmed Yesevi ocağından yetişerek gelen alp ve erenlerin bu sürece etkileri oldukça önemlidir.

Karaağaç bölgesinin üç önemli giriş yolu bulunmaktadır. Kumkısık bölgesi, Kazıkbeli ve Köpek Beli Geçidi yöreye giriş kapılarıdır. Bu üç bölge, fetih sürecinde Horasan ve Semerkant’tan gelen çoğunluğu Oğuz’un Avşar boyuna mensup Karaağaç Baba, Semerkantlı Süleyman Bey, Oğuz Dede, Yatağan Baba, Abdi Bey Sultan, Taşkın Dede gibi önderler tarafından kontrol altına alınmış, tekke ve ribatlar kurulmuştur.

Akabinde bölgenin iki ucuna bugünkü Karahöyük köyünde halk arasındaki adı ile Garik Pazarı (Pazar Han) ve bugünkü Yumurtaş beldesinde İşkan Pazarı oluşturulmuştur. Bölgede üretime dayalı ekonomik yapının oluşturulmasının izleri günümüze kadar devam etmiştir.

Bölge sınırları içerisinde bir sıra ile dizilmiş yerleşimlerde üretime dayalı meslekler bulunmaktadır. Serinhisar (Kızılhisar)’da urgancılık, taşımacılık ve toprak işleme, Yatağan’da demircilik, Kefe Yaylası’nda barut üretimi, Yeşilyuva’da deri işleme ve ayakkabıcılık, Sırçalık’ta cam işleme sanatı, Pınarbaşı’nda ahşap işleme sanatı vardır. Serinhisar, Yatağan ve Yeşilyuva’da bu meslekler halen yöre insanının geçim kaynağıdır.

Bu süreci yaşayan ve ekonomik yapıyı oluşturan Karaağaç bölgesi beraberinde Ahilik örgütlenmesinin örneklerini bünyesinde barındırır. Ahi Kaysar, Ahi Ali, Ahi Hamza tekkeleri bilinen örnekleridir.

Ahi Evran adını alan Kırşehir’deki camide yer alan vasiyetnamesinde şöyle der:

“Ben vakıf kurdum. Bu vakıf ahilik vakfıdır. Bu vakfın mallarını size emanet ediyorum. Bu vakfın bir mütevelli heyeti olacak, o heyet bir hoca ve bir yönetici tayin edecek. Bu hoca orada namaz kıldıracak, yöneticiler esnafın problemleriyle ilgilenecek. Vakfın geliri ve gideriyle ilgilenecek. Eğer kim ki bu vakfın işlerini hafife alırsa, bu vakfa zarar verirse, Allah’ın meleklerinin ve tüm insanların laneti üzerine olsun”

Kaynağını Yesevi’den alan, Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar bu toprakları vatan yapan, sosyal hayat kadar ekonomik hayata da zenginlik katan, Türk-İslam medeniyetini zirveye çıkaran, Türk örfi hukuku ile İslam hukukunu çalışma hayatına kazandıran, ahilik teşkilat ve nizamnamelerindeki kuralları ve Ahi Evran’ın vasiyeti yerine getirilerek, Türk toplumuna yeniden kazandırılmalıdır.

İslam inancı ve Türk kültürünü birleştiren Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin altyapısını oluşturan vatan, millet, din ideallerinin verildiği akıl, ilim ve sanatın esas alındığı ahilik sistemi bugünkü ve gelecek nesillere aktarılmalıdır. Ahilik sisteminin yeniden araştırılıp, incelenerek ülkemiz insanına, esnaf ve sanatkarına ve sanayicisine yeniden kazandırılmalıdır.Diyerek özlerine on veren Prof.Dr. Turgut Tok hocamız Ahiliğin gerçekten medeniyetler boyu toplumların yaşaması için bir düzen ve yapı olduğunu vermiş olduğu seminerle gözler önüne bir kez daha ermiş oldu.

Seminer bitiminde Prof.Dr. Turgut Tok hocamıza Ahi Sanayici ve İş Adamları derneği Genel Başkan İbrahim Çam tarafından günün anısına ve Ahilik kültürüne yapmış oldukları katkılardan dolayı plaket ve hediye takdimi yapıldı.

Denizli’den gelen AKİ ÇELİK firma sahibi Yavuz AKİ bey tarafından getirelen esnaflığın simgelerinden olan ağaç kaplama içinde “KESER”  Ahisiad Genel Başkanımız İbrahim Çam beye takdim edildi.

Prof.Dr. Turgut Tok bey Ahisiad Akademik kadrosuna üyelik işlemi gerçekleştirilirken, Aki Çelik firma sahibi Yavuz Aki beyde genel merkez üyeliğine katılmak için üyelik formu doldurdular.

a1 a2

a3 a4

a5 a6

a7 a8

a9 a10

Kontrol Edin

Dr. Şaban Kızıldağ

Bilim Kurulu Üyemiz Dr. Şaban Kızıldağ’ın Mazeret Yok Çıkış Var

Ahi Sanayici ve İş Adamları Derneği Bilim Kurulu Üyemiz Dr. Şaban Kızıldağ’ın Mazeret Yok Çıkış …

Bir cevap yazın